14 Mayıs'ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve 6 günlük yoğun bakım sürecinin ardından entübe edilen Kadir İnanır'dan acı haber geldi.
77 yaşındaki usta sanatçı zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.
YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRÜYORDU
Kadir İnanır, mayıs ayında rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmış, yapılan tetkiklerin ardından zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.
Daha sonra sanatçının entübe edildiği açıklanmış, tedavi sürecinin kontrollü şekilde sürdürüldüğü bildirilmişti.
CENAZE PROGRAMI BELLİ OLDU
Öte yandan Kadir İnanır için hazırlanan cenaze programı da netleşmeye başladı.
Program şöyle olacak:
* Pazar 12:00 cenaze AKM’ye gelecek.
* 13:00’de tören başlayacak.
* Sunucu Cem Davran.
* Konuşmacılar konuşmalarını gerçekleştirecek.
* Cenaze Barbaros Hayrettin Camisinden ikindi namazına müteakip kalkacak.
* Ulus mezarlığına defnedilecek.
YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ İSİMLERİNDEN
Kadir İnanır hakkında yıllardır aynı hikâyeler anlatıldı.
Uzun boyu, tok sesi, Türkan Şoray filmleri, “Selvi Boylum Al Yazmalım”… Oysa Kadir İnanır’ı gerçekten ilginç yapan şey, Yeşilçam’ın en büyük yıldızlarından biri olmasına rağmen hiçbir zaman tam anlamıyla “Yeşilçam insanı” gibi davranmamasıydı.
O, Türkiye’de şöhretini gösterişe çevirmeyen son büyük yıldız kuşağındandı.
15 Nisan 1949 günü Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğdu, memleketiyle bağını hiç koparmadı. İstanbul’a geldikten sonra bile duruşunu değiştirmedi. Bu yüzden Yeşilçam’ın büyük davetlerinde, gece hayatında, magazin masalarında hep biraz eğreti durduğu anlatılırdı.
1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği Sinema Artisti Yarışması'nda finale kaldı, bir yıl sonra Saklambaç Gazetesi'nin düzenlediği ve jürisinde Ayhan Işık'ın da olduğu Fotoroman Artisti Yarışması'nda birinci oldu.

Bir süre fotoromanlarda yer aldı, ardından 1968 yapımı 'Yedi Adım Sonra' adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk başrolü, 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkân Şoray'la birlikteydi.

Kadir İnanır set aralarında politika konuşuyor, roman okuyordu. Dönemin bazı yapımcıları bundan rahatsızdı. Yeşilçam’da oyuncuların düşünmesinden çok görünmesi istenirdi. O ise özellikle 1970’lerin sonuna doğru daha politik bir profile dönüştü. Sol görüşlüydü ve bunu açık açık belirtiyordu.

Sunay Akın arşivinden
12 Eylül’e giden günlerin sert atmosferinde fazla halkçı olduğu için yakından izlenen isimler arasındaydı.
Belki de bu yüzden “Tatar Ramazan” bu kadar büyüdü. Çünkü karakter yalnızca kabadayı değildi. Devletle, adaletsizlikle, eşitsizlikle kavga eden bir figürdü. Türkiye’de sağdan sola çok farklı kesimlerin o karakterde kendinden bir şey bulmasının nedeni buydu. 'Kan' filminde Türk jönlerinin beyaz atkılarına inat kırmızı kaşkoluyla gösterdi kendini.


